Mistiğin ne olduğunu anlayabilmek için
önce kelimenin kökenine bakmak gerekir.
Yunanca kökenli iki kelime karşımıza çıkar:
mystikos ve mysteria.
Birincisi
“Elefsis Gizemleri’ne katılan kişi”,
ikincisi ise
“gizemlere katılım” anlamına gelir.
Bir başka görüşe göre ise
mistisizm kelimesi,
Yunanca
“muein”
yani
gözleri ve dudakları kapamak fiilinden türemiştir.
Günümüzde ise
mistisizm
birden fazla anlamda kullanılır.
Mistik Ne Demektir?
Manevi gerçeklikle,
Tanrı ile,
doğrudan deneyim,
sezgi
veya içe bakış yoluyla
kurulan bağ…
Yeni bir idrak düzeyine ulaşmak…
Bu tanımlar bana ait değil,
Wikipedia’ya ait.
Peki mistik kimdir?
Mistik,
mistisizm akımına katılan kişidir.
Biz genelde
doğaüstü,
ilahi
veya gizemli olan her şeyi
tanımlarken
mistik kelimesini kullanırız.
TDK
da mistiği
“gizemci”
olarak tanımlar.
Şimdi sizi,
mistik gücü olan insanların diyarına götürmek istiyorum.
Yolculuğumuz
Afrika’ya…
Mali’ye…
Bani Nehri kıyısında
bir şehre:
Djenne.
Mistik Şehir: Djenne
Djenne,
tamamen topraktan yapılmış bir şehir.
Bütün evler kerpiçten.
Bu yüzden şehir,
sarı ve sarının tonlarına bürünmüş durumda.
Bu toprak,
rastgele elde edilmiyor.
Toprağı,
Bani Nehrinin
adeta kalbinden çıkarıyorlar.
Büyük makineler yok.
Sadece küçük bir tekne
ve iki insan.
Bir dalgıç,
eline bir kova alıyor
ve nehrin dibine iniyor.
Akıntı güçlü,
görüş sıfır.
Yüzeye çıktığında
akıntı onu tekneden uzaklaştırmış oluyor.
Elindeki kum dolu kovayla
tekrar tekneye yüzüyor.
Bu ritüel,
7 saat boyunca devam ediyor.
İşte bu yüzden
Djenne’deki toprak,
sadece toprak değil.
Kıymet.
Dünyanın En Büyük Kerpiç Camisi
Djenne halkı Müslüman.
1280 yılında
bir cami yapmak istiyorlar.
Bildiği tek yöntemle:
kerpiçle.
Ortaya
Djenne Camii
çıkıyor.
Bugünkü halini
1907 yılında alıyor.
Djenne Camii,
dünyanın en büyük kerpiçten yapılmış camisidir.
UNESCO tarafından
Dünya Kültür Mirası
olarak kabul edilmiştir.
Bu camiyi korumak,
orada yaşayan herkesin görevidir.
Her yıl,
kum fırtınaları öncesinde
caminin dışı
çamurla sıvanır.
Bu bir iş değil,
bir bayramdır.
İnsanlar duvarlara tırmanır,
elleriyle çamuru sıvar.
Yüzlerinde
hem çamur
hem mutluluk vardır.
İşte bu tutku,
bu farkındalık,
dünyanın en büyük kerpiç camisinin
ayakta kalmasını sağlar.
Farkındalık Nedir?
Farkındalık,
sahip olduklarını görebilmektir.
Ve bu,
kendine soru sormakla başlar.
İki temel soru:
- Şu anda neredeyim?
- Nereye gidiyorum?
Bu sorulara samimiyetle cevap verdiğinizde,
yeni sorular doğar.
Ve siz,
kendinizi izlemeye başlarsınız.
Çoğu insan çevresini izler.
Oysa asıl mesele,
kendini tanımaktır.
Djenne’de insanlar,
yalnızca çamur kullanmadı.
Ne yaptıklarını
ve ne yapabileceklerini biliyorlardı.
Bu farkındalığı
bir eğitimle değil,
hayatla öğrendiler.
Çünkü yaşamak için
buna mecburlardı.
Dünyanın her yerinde çamur var.
Ama bu çamura
anlam yükleyen
onlar oldu.
Michelangelo’nun dediği gibi:
“Ufak tefek şeyler mükemmelliği yaratır.
Mükemmellik ise hiç de ufak tefek bir şey değildir.”
Ne yapabileceğinizin sınırı,
farkındalığınızda yatar.
Bırakın başkaları
“o çamurdan bir şey olmaz” desin.
Siz ne yapabileceğinizi biliyorsanız,
bu yeter.
Hadi…
Çamurumuza biraz sihir katalım.

Bir yanıt yazın